“ORTA DOĞU’DA SİYASAL AKIMLAR” OKUMALARI ÜZERİNE

Anasayfa » Fikriyat » “ORTA DOĞU’DA SİYASAL AKIMLAR” OKUMALARI ÜZERİNE
“ORTA DOĞU’DA SİYASAL AKIMLAR” OKUMALARI ÜZERİNE

“ORTA DOĞU’DA SİYASAL AKIMLAR” OKUMALARI ÜZERİNE

Yusuf SAYIN[1]

Bir dönem boyunca İlmi Düşünce Mektebi’nde (İDM) sürdürdüğümüz Ortadoğu’da Siyasal Akımlar dersimizin sonuna geldik. Ortadoğu siyasi coğrafyasından kültürüne, sosyoekonomik yapısından politik durumuna kadar hayli geniş bir ranjda konuları ele aldığımız dersimiz, ilmin sahibi Mevla’ya hamdolsun ki son derece bereketli ve hayırlı geçti. Şükürler olsun…

Selefilikten Vahhabiliğe kadar Ortadoğu bölgesinde hâkim ve yerleşik devletlerin davranış pratiklerini derinden etkileyen siyasal akımlar konusunun ele alındığı derste, bilhassa uluslararası ilişkiler disiplininde eğitimi olmayan öğrencilerimizin disipline ilişkin ilk kavramlar ve konularla tanıştığı bir dönem yaşadık. Kendileri açısından son derece faydalı bir dönem olduğundan kuşku bulunmamakta.

Ortadoğu’da Siyasal Akımlar dersimiz, lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyindeki öğrencilerin, tarihsel olarak siyasal ideoloji ve akımların politik süreçleri ve devletlerin işleyişini ne şekilde etkilediği konusunu irdeledi. Ele alınan konunun teorik, tarihsel ve pratik yönlerinin öğrencilerimizle buluşturulması planlandığı dersler, eğitim ve öğretim süreçlerine, alana ve ilgili literatüre güçlü bir katkı sağlamayı amaçladı.

Dinden hukuka, devletten insan haklarına kadar çok farklı konuların ele alındığı ders döneminde, insanlığın tarihsel birikimi ve serüveni mahiyetini taşıyan toplumların ve devletlerin politik düşünüşünü anlamak ve anlamlandırmak için bir kılavuz ortaya konmaya çalışıldı. Bilhassa derste kullanılan materyaller, alanında uzman yazarlarla, okurlarımızı ve öğrencilerimizi buluşturmuş oldu.

Aşağıda ele alınan konular, dersin içerik bakımından ne kadar zengin olarak takdim edildiğinin göstergesi niteliğindedir:

  • Pan-Arabizm ve Arap Milliyetçiliği
  • Baasçılık
  • Vahhabilik
  • Müslüman Kardeşler Hareketi
  • Selefizm
  • Siyasal Şiilik
  • Uluslararası İlişkiler Teorileri ve Ortadoğu

İDM Fikriyat okurlarımıza dersimizin müfredatını ve kaynaklarını kısaca tanıtmamızın, dersin yeni öğrencileri için faydalı olacağını düşünüyorum.

Okutanın SBF Dergisinde yayınladığı çalışmasına atıfla; bilindiği gibi Arap dünyasında 20. yüzyılın başlarından itibaren ciddi şekilde yaşanmaya başlayan sorunların günümüzde de devam ettiği ifade edilebilir (Okutan, Arap Milliyetçiliği, 2001). Elbette bu sorunların Arap milliyetçiliği ekseninde değerlendirilmesinin ayrı bir anlamı vardır. Zira, 19. yüzyılın revaçta akımı olan milliyetçiliğin Arap topraklarına nüfuzu, günümüze dek sürecek olan sorunların kaynağında yer almıştır.

SETA’nın raporunda belirtildiği şekilde (Ataman, 2012); bölgesel dengelerin değişmesine paralel olarak Suriye’nin geleneksel toplumsal yapısı da değişmeye başlamıştır. Uzun süredir Baas rejiminin kullandığı Araplık, İslamlık, Suriyelilik, Baasçılık ve sosyalizm gibi kavramların ülke halkının bireysel ve grup aidiyetlerini gözden geçirmesini beraberinde getirmiştir. Dolayısıyla aile, etnik, dinsel ve bölgesel aidiyetlerin yerine daha geniş kapsamlı bir kimlik tanımlaması ön plana çıkarıldığı söylenebilir. Baas döneminde Araplık ve Müslümanlık temelinde oluşturulmaya çalışılan ancak yeterince geliştirilemeyen Suriye ulusal kimliğinin, 2011 yılında başlayan protestolar dolayısıyla ciddi bir sınavdan geçmiştir.

KSÜ İlahiyat Fakültesi Dergisinde yayınlanan çalışma ile (Bodur, 2003) Hanbelî ekolünden türeyen ve 1740’larda Orta Arabistan’da kabile lideri olan Muhammed b. Suud ile dînî vaiz Muhammed b. Abdil-Vehhab arasındaki ittifaktan oluşan Vahhabilik hareketi hakkında bilgi verilmiştir. Vahhabî-Suudî ittifakının bir sonucu olarak Suudilerin sosyal ve siyasal hayatlarında dini doktrinin etkisi üzerinde durulan çalışma ile Vahhabiliğin izlerini taşıdığı düşünülen küresel terör tehdidi analiz edilmiştir. Biz de dersimiz kapsamında, Ortadoğu’daki küresel terör gerçekliğinin düşüncel temellerini bu vesile ile sürmeye çalıştık.

Arap baharı döneminde tüm dünyanın dikkatlerini toplayan ülkelerden biri olan Mısır’daki, siyasal rejim ile en büyük muhalefet hareketi olan Müslüman Kardeşler teşkilatı arasındaki çatışmayı, İrfan Kaya Ülger’in çalışması ile ele aldık (Ülger, 2016). Hüsnü Mübarek’in devrilmesinden sonra yapılan ilk demokratik seçimlerde Müslüman Kardeşlerin adayı Muhammed Mursi, Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Ne var ki, bir yıl içerisinde dış dünya tarafından desteklenen Ordu darbesiyle görevinden uzaklaştırılmıştır. Bu çalışma, Mısır iç siyasetindeki çatışmayı ana hatlarıyla analiz etme ve Müslüman Kardeşlerin Mısır siyasal sistemine etkilerini ortaya çıkarma amacı taşımıştır. Bu amaçla Modern Mısırın yakın siyasal geçmişi ve Müslüman Kardeşler Teşkilatının tarihsel gelişimi ve ideolojisi derslerimiz çerçevesinde masaya yatırılmıştır.

Dersler kapsamında ele aldığımız Canip Kocaoğlu’nun çalışması (Kocaoğlu, 2017), Selefilik inancının tarihsel süreci ve temel bazda doktrinleri hakkında detaylar vermektedir. Suudi Arabistan’ın Selefilik üzerine geliştirdiği politika, bölge ülkelerinde de etkilerini göstermektedir. Yine bu çalışma Suudi Arabistan’ın dini ideolojisi olan Selefiliği, rejimi ve hanedanlığı ayakta tutmak için dış politika aracı olarak nasıl kullandığından bahsetmektedir. Özellikle Suudi Arabistan’ın çevresinde Şii Hilali olması ve kendi petrol bölgelerinde Şiilerin yaşaması Suudi Rejimde güvenlik kaygıları oluşturmaktadır. Derslerimizde Suudi yönetimi bu bağlamda bölgenin güç dengelerine dikkat çektik ve yaşanan gelişmeleri mezhepsel bakış açısıyla değerlendirmeye çalıştık.

Son olarak Şiilik konusunu iki hafta boyunca ele aldık ve bölgesel ve küresel etkilerine yer verdik. Pandemi döneminde kaybettiğimiz Hasan Onat hocayı  (Onat, 1997) ve yine elim bir trafik kazasıyla aramızdan ayrılan Sıddık Korkmaz hocayı  (Hodgson, 2011, Çev: Korkmaz, Sıddık) yad ettiğimiz dersimizde, Mezhepler tarihi disiplinin  kaynak eserleri arasında yer alan; kitapları günümüze kadar ulaşmış erken dönem Şii müelliflerden Nevbahd (300/912) ve Ebu Halef el-Eş ‘ari el Kummi (3011913)’ye göre Şia, Hz. Muhammed’in sağlığında “Şiatu Ali” (Ali taraftan) diye isimlendirilen, onun vefatından sonra da Ali’nin imam-halife olduğunu ileri süren kimselerin meydana getirdikleri bir fırka olduğundan bahsettik. Şeyh Mufidin (413/1022), “şia” kavramıyla ilgili olarak “Teşeyyu” (Şiiliği müdafaa etmek, Şü olmak) kavramının, bir önderi veli kabul ederek ona halisane dini bağlarla bağlı olmak olduğuna vurgu yaptık. Son derece verimli ve faydalı geçen Şiilik dersimizde küresel siyasette İran’ın dış politik yaklaşımlarına da değinme fırsatı bulduk.

Oldukça hayırlı sonuçlara ulaştığımız dersimiz, taze mezunlarını verirken, yeni öğrencilerini dört gözle beklemekte. Ne diyelim… Sebep olanlara sonsuz teşekkürlerimizle.

Kaynakça

Ataman, M. (2012). Suriye’de İktidar Mücadelesi: Baas Rejimi, Toplumsal Talepler ve Uluslararası Toplum. İstanbul: SETA.

Bodur, H. (2003, 2). Vahhabi Hareketi ve Küresel Terör. KSÜ İlahiyat Fakültesi Dergisi, s. 7-20.

Hodgson, M. G. (2011, 18). Erken Dönem Şia’sı Nasıl Mezhebe Dönüştü, (Çev.), Sıddık Korkmaz. İSTEM, s. 289-311.

Kocaoğlu, C. (2017, 2). Selefiliğe Tarihsel Bir Bakış ve Suudi Arabistanın Selefilik Üzerine Geliştirdiği Politikayı Yayma Stratejisi. Bitlis Eren Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, s. 333-253.

Okutan, Ç. (2001, 56 2). Arap Milliyetçiliği. Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, s. 157-172.

Onat, H. (1997, 1 2). Şiiliğin Doğuşu Meselesi (Birinci Hicrî Asır). Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, s. 79-118.

Ülger, İ. K. (2016, 6). Müslüman Kardeşler Teşkilatının İdeolojisi ve Mısır Siyaseti Üzerindeki Etkisi. Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, s. 131 – 151.


[1] Doç. Dr., Necmettin Erbakan Üniversitesi Siyasi Tarih Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, yusufsayin333@gmail.com

İlgili Makaleler

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copyright © 2023 İDM - İlmi Düşünce Mektebi

Verified by MonsterInsights